ARABULUCULUK HAKKINDA

 
 
 
 
 
Arabuluculuk, tarafsız bir üçüncü kişinin taraflar arasındaki iletişimi, müzakereyi kolaylaştırdığı ve tarafları, uyuşmazlık hakkında gönüllü bir karar vermeye teşvik ettiği özel bir uyuşmazlık çözüm usulüdür.
Arabuluculuk, özel hukuk alanındaki anlaşmazlıkların çözüme kavuşturulması için başvurulan ve dostane çözüm yolları içinde de en yaygın olan uyuşmazlık çözüm yöntemi türüdür.
Arabuluculuk; taraflara, meseleleri belirleme ve açıklığa kavuşturma, farklı bakış açılarını anlama, menfaatlerini tanımlama, olası çözümleri ortaya koyma, değerlendirme ve istendiğinde de karşılıklı tatminkar anlaşmalara varma fırsatını sunma gibi çeşitli amaçlara hizmet eder.
Arabuluculuk ülkemizde 03.06.2008 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk edilen “Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Tasarısı”, 7 Haziran 2012 tarihli oturumunda kabul edilerek yasalaşmıştır.
Arabulucular, tarafların iletişimini kolaylaştırarak onları masada tutan arabuluculuk yöntemleri uygular. Tarafların kendi çözümlerini kendilerinin bulmalarına yardımcı olur. Bunu yaparken arabulucu konuyu çözümleyen bir karar vermez, taraflara çözüm seçeneği sunmaz. Arabulucunun tarafsız ve bağımsız bir kişi olması gerekir.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na göre arabuluculuğa ancak tarafların sulh olabileceği, hakkından vazgeçmesi ve iddiaları kabul etmesinin mümkün olduğu ve bir mahkeme kararının gerekmediği hallerde başvurulabilir. Ancak iş davalarında zorunlu arabuluculuk sistemini getiren İş Mahkemeleri Yasa Tasarısı Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşmış olup, 01.01.2018 tarihinden itibaren açılacak, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade davalarında arabulucuya başvurmak dava şartı haline getirilmiştir.
Önemle belirtmekte fayda vardır ki; arabuluculuğun dava şartı olarak aranmadığı uyuşmazlıklarla da öncelikle arabulucuya başvurulması her zaman tarafların yararınadır. Arabuluculuk yöntemi dostane bir çözüm yöntemi olduğu için herşeyden önce kişileri çatışmanın içinden barışa götüren bir yöntemdir.
Arabuluculuk tamamen gönüllülük esasına dayalı bir kurumdur. Taraflar arabuluculuğun her aşamasında süreci herhangi bir sebep ileri sürmeden sonlandırabileceği gibi, süreci sonlandırdıktan sonra yargılama yolunu seçmekte ya da tekrar arabulucuya başvurmakta serbesttir. Arabuluculuk faaliyeti esnasında taraflarca sunulan deliller, görüşmelerin tamamı, görüşmeler sırasında tutulan tutanaklar kısaca arabuluculuk faaliyeti ile ilgili ortaya konmuş herşey gizlilik esasına tabidir. Bu yönü ile arabuluculuk, hızlı ve ekonomik olmasının yanı sıra tarafların mahkemede ifşa etmek istemedikleri bilgilerin korunması açısından da avantajlıdır.
En kötü sulh, en iyi davadan daha iyidir. Bu inançla yaklaşmamız halinde çözülemeyecek uyuşmazlık yoktur. Ancak gerçek çözüm, hakkımıza en kısa sürede en az masrafla ulaşmaksa, arabuluculuk mutlaka tercih edilmesi gereken bir yoldur.

Saygılarımızla...
Özeşme Hukuk Bürosu
Av. Tuba Özeşme Zeytinci